possibilities ile ilgili cümleler

Think of the possibilities. — Olasılıkları düşün.

What are the possibilities? — Olasılıklar nedir?

There are two possibilities. — İki olasılık var.

We have three possibilities. — Ãœç olasılığımız var.

The possibilities are endless. — İmkanlar sonsuzdur.

The possibilities are immense. — İmkânlar çok fazladır.

The possibilities are immense. — Olasılıklar çok fazladır.

There are still possibilities. — Hâlâ imkânlar var.

There are still possibilities. — Hâlâ olasılıklar var.

I see a world of possibilities. — Bir ihtimaller dünyası görüyorum.

The possibilities are exciting. — Olasılıklar heyecan verici.

The possibilities are infinite. — Olasılıklar sonsuzdur.

The possibilities are infinite. — Olanaklar sonsuzdur.

The possibilities were endless. — Olasılıklar sonsuzdu.

Below are several possibilities. — Aşağıda birkaç olasılık var.

Let’s explore the possibilities. — Olanakları inceleyelim.

We discussed many possibilities. — Biz birçok olasılıkları tartıştık.

There are infinite possibilities. — Sonsuz olanaklar vardır.

There are infinite possibilities. — Sonsuz olasılıklar vardır.

There are only two possibilities. — Yalnızca iki olasılık var.

Are there any other possibilities? — Başka ihtimaller var mı?

I’m considering all possibilities. — Bütün olasılıkları düşünüyorum.

Tom examined all the possibilities. — Tom tüm olasılıkları inceledi.

We’re looking at those possibilities. — Biz bu olasılıklara bakıyoruz.

Your future is full of possibilities. — Geleceğin olasılıklarla dolu.

This movie explores the possibilities. — Bu film olanaklarını araştırıyor.

We’re excited about the possibilities. — Biz olasılıklar hakkında heyecanlıyız.

I’ve already checked those possibilities. — Bu olasılıkları zaten kontrol ettim.

Tom is considering several possibilities. — Tom farklı olasılıkları düşünüyor.

I’ve considered all of those possibilities. — Tüm bu olasılıkları hesaba kattım.

I’ve considered all of those possibilities. — Tüm bu olasılıkları düşündüm.

We should brainstorm all the possibilities. — Tüm olasılıkları beyin fırtınası yapmalıyız.

I’m just trying to consider all possibilities. — Ben yalnızca bütün olasılıkları dikkate almaya çalışıyorum.

We’ve already eliminated half the possibilities. — Biz zaten olasılıkların yarısını saf dışı bıraktık.

I’ve narrowed the list of possibilities down to three. — Seçenekler listesini üçle sınırlandırdım.

I’ve narrowed it down to three different possibilities. — Onu üç farklı olasılığa sınırladım.

Modern science has turned many impossibilities into possibilities. — Modern bilim birçok olanaksızlıkları olanaklı hale dönüştürmüştür.

Modern science has turned many impossibilities into possibilities.

There are a finite number of possibilities which can be arrived at.

Someone once said, “Let your imagination release your imprisoned possibilities.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence