into ile ilgili cümleler

He ran into debt. — O, borca girdi.

Tom got into bed. — Tom yatağa girdi.

Come into my room. — Odama gel.

Get into your car. — Arabana bin.

I bumped into Tom. — Tom’la karşılaştım.

I ran into a deer. — Bir geyiğe rastladım.

I ran into a tree. — Ben bir ağaca rastladım.

I’ll look into it. — Onu araştıracağım.

Look into my eyes. — Gözlerime bak.

Look into the box. — Kutunun içine bakın.

Look into the box. — Kutuya bak.

Tom ran into debt. — Tom borçlandı.

We got into a car. — Arabaya bindik.

We looked into it. — Biz onun içine baktık.

What got into you? — Ne oldu sana?

Come into the room. — Odaya gel.

I fell into a hole. — Bir çukura düştüm.

I got into Harvard. — Harvard’a girdim.

I got into a fight. — Bir kavgaya karıştım.

I got into the cab. — Taksiye bindim.

I got into the car. — Ben arabaya bindim.

I got into trouble. — Başım belaya girdi.

I’ll check into it. — Ben bunu araştıracağım.

Let’s look into it. — Onun içine bakalım.

Look into the well. — Kuyunun içine bak.

We’ll look into it. — Onu inceleyeceğiz.

We’ll look into it. — Onu araştıracağız.

You bumped into me. — Sen bana çarptın.

Come into my office. — Ofisime gel.

He burst into tears. — O gözyaşlarına boğuldu.

He flew into a rage. — O öfkelendi.

I fell into the mud. — Çamura düştüm.

I got into the boat. — Tekneye bindim.

I must look into it. — Onu araştırmalıyız.

I ran into the room. — Ben odaya koştum.

I went into details. — Ben detaylara girdim.

I’m going into town. — Kasabaya gidiyorum.

Let me look into it. — Onu inceleyeyim.

Step into my office. — Ofisime gir.

Tom went into rehab. — Tom rehabilitasyona gitti.

We can look into it. — Onu inceleyebiliriz.

We got into a fight. — Biz dövüştük.

We got into the car. — Biz arabaya bindik.

What’s got into Tom? — Tom’a ne oldu?

What’s got into you? — Seni ne endişelendiriyor?

Acid eats into metal. — Asit metali çürütüyor.

Bob got into his car. — Bob arabasına bindi.

He came into my room. — O benim odama geldi.

He ran into the room. — O, odasına koştu.

He sank into a chair. — O, bir koltuğa gömüldü.

I dove into the lake. — Ben göle daldım.

I dove into the pool. — Ben havuza daldım.

I fell into the pool. — Havuza düştüm.

I ran into my friend. — Arkadaşıma rastladım.

I ran into the house. — Eve girdim.

I ran into the house. — Eve ulaştım.

I went into the army. — Orduya girdim.

I went into the navy. — Ben donanmaya gittim.

She broke into tears. — O gözyaşlarına boğuldu.

Tom bumped into Mary. — Tom Mary ile karşılaştı.

Tom burst into tears. — Tom gözyaşlarına boğuldu.

Tom climbed into bed. — Tom yatağa tırmandı.

Tom crawled into bed. — Tom yatmaya gitti.

Tom got into his car. — Tom arabasına bindi.

Tom got into the cab. — Tom taksiye bindi.

Tom got into the car. — Tom arabaya bindi.

Tom got into trouble. — Tom’un başı belaya girdi.

Tom went into hiding. — Tom saklandı.

We’ll look into that. — Onu inceleyeceğiz.

Change into your suit. — Takım elbisenizi giyin.

Don’t go into my room. — Odama girme.

Get into your pajamas. — Pijamanı giy.

He broke into a house. — O bir eve zorla girdi.

He came into the room. — O, odaya geldi.

He ran into the train. — O, trene koştu.

He went into teaching. — O, öğretmenliğe girdi.

He went into the bank. — O, bankaya gitti.

He’s gone into hiding. — O saklanmaya gitti.

I dove into the river. — Ben nehre daldım.

I dove into the water. — Suya daldım.

I fell into the water. — Suyun içine düştüm.

I just went into debt. — Sadece borca girdim.

I looked into the box. — Ben kutuya baktım.

I went into the house. — Eve girdim.

Put this into English. — Bunu İngilizceye çevir.

Put your back into it. — Canını dişine tak.

They burst into tears. — Onlar gözyaşlarına boğuldu.

Tom came into my room. — Tom odama geldi.

Tom fell into the mud. — Tom çamura düştü.

Tom got back into bed. — Tom yatağa geri döndü.

Tom got into the boat. — Tom tekneye bindi.

Tom ran into the room. — Tom odaya koştu.

Tom stared into space. — Tom uzaya baktı.

Tom talked me into it. — Tom beni ona ikna etti.

We’re looking into it. — Biz onu gözden geçiriyoruz.

Come on into my office. — Ofisime gir.

Cut it into two pieces. — Onu iki parçaya kesin.

Don’t get into trouble. — Başını belaya sokma.

Get back into your car. — Arabana geri dön.

He burst into laughter. — O, gülmekten kırıldı.

He burst into the room. — O, aceleyle odaya daldı.

He fell into the ditch. — O, hendeğe düştü.

He fell into the river. — O, nehre düştü.

He jumped into her car. — O onun arabasına atladı.

He looked into the box. — O kutuya baktı.

I can’t go into detail. — Detaya giremem.

I jumped into the pool. — Havuza atladım.

I need to go into town. — ޞehre gitmem gerekiyor.

I was totally into you. — Ben tamamen senin içindeydim.

I went into Tom’s room. — Tom’un odasına girdim.

Let’s not rush into it. — Onu aceleye getirmeyelim.

My car was broken into. — Arabama zorla girilmişti.

She bit into the apple. — O, elmayı ısırdı.

She came into the room. — O, odaya gitti.

She went into teaching. — O, öğretmenliğe başladı.

They got into the boat. — Onlar tekneye bindiler.

Tom came into the room. — Tom odaya geldi.

Tom dove into the pool. — Tom havuza daldı.

Tom fell into the pool. — Tom havuza düştü.

Tom fell into the well. — Tom kuyunun içine düştü.

Tom led us into a trap. — Tom bizi tuzağa götürdü.

Tom married into money. — Tom paralı biriyle evlendi.

Tom ran into the house. — Tom eve koştu.

Tom ran into the woods. — Tom ormana girdi.

Tom sprang into action. — Tom harekete geçti.

3496 more results not shown.
into ile ilgili cümleler 10 cümle ve Türkçe ve Ä°ngilizce çevirisi.
Basit ve Orta – Ä°leri seviye 5 adet örnek Cümle
Onlarca basit seviye cümle çevirisi ve İngilizce temel kelimeler

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence