I believe ile ilgili cümleler

I believe in God. — Ben Tanrı’ya inanıyorum.

I believe in God. — Ben Allah’a inanıyorum.

I believe in Tom. — Ben Tom’a inanıyorum.

I believe in him. — Ona inanıyorum.

I believe in you. — Sana inanıyorum.

I believe in you. — Ben size inanıyorum.

I believe in fate. — Ben kadere inanıyorum.

I believe in love. — Aşka inanıyorum.

I believe in that. — Ben ona inanıyorum.

I believe in this. — Ben buna inanıyorum.

I believe all that. — Hepsine inanıyorum.

I believe in magic. — Ben büyüye inanıyorum.

I believe in peace. — Barışa inanıyorum.

I believe Tom knows. — Tom’un bildiğine inanıyorum.

I believe her story. — Ben onun hikayesine inanıyorum.

I believe in ghosts. — Hayaletlere inanırım.

I believe in myself. — Kendime güveniyorum.

I believe in myself. — Kendime inanıyorum.

I believe in people. — İnsanlara inanıyorum.

I believe that story. — Ben o hikayeye inanıyorum.

I believe your story. — Hikayene inanıyorum.

I said I believe you. — Sana inandığımı söyledim.

Who should I believe? — Kime inanmalıyım?

Why do I believe you? — Neden sana inanıyorum?

I believe I was right. — Haklı olduğumu düşünüyorum.

I believe I was wrong. — Hatalı olduğuma inanıyorum.

I believe in miracles. — Ben mucizelere inanıyorum.

I believe love exists. — Aşkın var olduğuna inanıyorum.

I believe you do care. — Elbette önemsediğini biliyorum.

I know what I believe. — Neye inandığımı biliyorum.

I think I believe Tom. — Sanırım Tom’a inanıyorum.

I think I believe you. — Sana inandığımı düşünüyorum.

I think I believe you. — Sanırım sana inanıyorum.

Somehow I believe you. — Her nasılsa sana inanıyorum.

That’s what I believe. — İnandığım şey o.

I believe I understand. — Ben anladığıma inanıyorum.

I believe Tom is right. — Tom’un haklı olduğuna inanıyorum.

I believe he is honest. — Onun dürüst olduğuna inanıyorum.

I believe in education. — Eğitime inanıyorum.

I believe in what I do. — Yaptıklarıma inanıyorum.

I believe it is a gift. — Bunun bir hediye olduğuna inanıyorum.

I believe this is mine. — Sanıyorum bu benim.

I believe what he says. — Onun dediğine inanırım.

I believe what he says. — Onun söylediğine inanırım.

I believe you know Tom. — Sanırım Tom’u tanıyorsun.

I believe you know Tom. — Tom’u tanıdığına inanıyorum.

I believe you’re wrong. — Senin hatalı olduğuna inanıyorum.

I believe I can do that. — Bunu yapabileceğime inanıyorum.

I believe in friendship. — Ben dostluğa inanıyorum.

I believe it to be true. — Sanırım o doğru.

I believe it to be true. — Onun doğru olduğuna inanıyorum.

I believe it’s finished. — Bunun bittiğine inanıyorum.

I believe this is wrong. — Bunun yanlış olduğunu düşünüyorum.

I believe you’re honest. — Senin dürüst olduğuna inanıyorum.

I said I believe in you. — Sana inandığımı söyledim.

Of course I believe you. — Elbette sana inanıyorum.

I believe I can help you. — Sana yardımcı olabileceğime inanıyorum.

I believe Tom is correct. — Tom’un hatasız olduğuna inanıyorum.

I believe it can be done. — Onun yapılabileceğine inanıyorum.

I believe lying is wrong. — Yalan söylemenin yanlış olduğuna inanıyorum.

I believe that’ll happen. — Onun gerçekleşeceğine inanıyorum.

I believe that’ll happen. — Bunun olacağına inanıyoruz.

I believe that’s correct. — Onun doğru olduğuna inanıyorum.

I believe we can do that. — Bunu yapabileceğimize inanıyorum.

I believe you are honest. — Ben senin dürüst olduğuna inanıyorum.

I believe you’ve met Tom. — Tom’la tanıştığına inanıyorum.

Who should I believe now? — ޞimdi kime inanmalıyım?

Why should I believe you? — Niçin sana inanmalıyım?

I believe I can trust you. — Sana güvenebileceğime inanıyorum.

I believe Tom can do that. — Tom’un onu yapabileceğine inanıyorum.

I believe Tom is innocent. — Tom’un masum olduğuna inanıyorum.

I believe he is competent. — Onun yetenekli olduğuna inanıyorum.

I believe his name is Tom. — Onun adının Tom olduğuna inanıyorum.

I believe in my abilities. — Yeteneklerime güveniyorum.

I believe in my teammates. — Takım arkadaşlarıma inanıyorum.

I believe it’s all a hoax. — Bunun hepsinin bir oyun olduğuna inanıyorum.

I believe that he’s happy. — Ben onun mutlu olduğuna inanıyorum.

I believe that you’ll win. — Senin kazanacağına inanıyorum.

I believe that’s possible. — Bunun mümkün olduğuna inanıyorum.

I believe you can help us. — Bize yardımcı olabileceğinize inanıyorum.

I believe you’re mistaken. — Senin yanlış olduğuna inanıyorum.

That’s not what I believe. — Benim inandığım bu değil.

Why should I believe that? — Ona neden inanmam gerekir?

Why should I believe that? — Neden ona inanmalıyım?

He has two sons, I believe. — İnanıyorum, onun iki oğlu var.

I believe Tom is electable. — Tom’un seçilebilir olduğuna inanıyorum.

I believe Tom was murdered. — Tom’un öldürüldüğüne inanıyorum.

I believe Tom will do that. — Tom’un onu yapacağına inanıyorum.

I believe he is a nice guy. — Onun iyi bir adam olduğuna inanıyorum.

I believe that I can do it. — Ben bunu yapabileceğime inanıyorum.

I believe what Tom told me. — Tom’un bana söylediğine inanıyorum.

I believe whatever he says. — O ne söylerse inanırım.

I believe you all know Tom. — Hepinizin Tom’u tanıdığına inanıyorum.

I believe you believe that. — Ona inandığına inanıyorum.

I believe you want to help. — Yardım etmek istediğine inanıyorum.

I’m not sure I believe you. — Sana inandığımdan emin değilim.

I believe I am in the right. — Ben haklı olduğuma inanıyorum.

I believe Tom did mean that. — Tom’un onu kastettiğine inanıyorum.

I believe Tom is doing well. — Tom’un durumunun iyi olduğuna inanıyorum.

I believe in what they said. — Onların söylediğine inanıyorum.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence