İNGİLİZCE VİDEO DERSLER VE KELİME EZBER
İngilizce video dersler ve kelime ezber

www.ingilizceders.biz

 

ANA SAYFA                        Adverbial Clauses

Diğer Gramer Konular

Adverbial Clause  of Result

 

Adverbial Clause  of Time

 

Adverbial Clause  of  Reason

Adverbial Clause  of Condition

 

Adverbial Clause  of Purpose

 

Adverbial Clause  of Manner

Adverbial Clause  of Contrast

 

Adverbial Clause  of Place

 

Adverbial Clause  of Proportion

 Modals, relative clauses

Noun Clauses, Articles, Pronouns,Adjectives, adverbs , pronouns, gerund ingfinitive Active Passive

 

 

 

 

 

 

Adverbial Clauses of Purpose (Amaç)

 

 

So that  (- sın diye, -mek için)

 

v       All the orders were given by word of mouth so that no written evidence could be discovered later.[A1] 

 

v       Birds migrate so that they can winter in a warmer country.[A2] 

 

v       That'll leave you a bit of time so that you can get the table set and whatnot.[A3] 

 

v       She stuck her fingers in her ears so that she couldn't hear the noise.[A4] 

 

 

 

***Zaman uyumuna dikkat edilmelidir:

 

v       We want to arrive early in order that / so that we can/will/may see the sunset.[A5] 

 

v       We arrived early in order that / so that we could/would/might see the sunset.[A6] 

 

 

In order that (- sın diye, -mek için)

 

v       We came early in order that we could find places to sit.[A7] 

 

v       Put the milk in the fridge in order that it doesn’t spoil[A8] .

 

v       They stood up in order that thay could see the match better.[A9] 

 

 

In order to kendisinden sonra cümle almaz. Sadece fiil alır.

 

v       We came early in order to find places to sit.[A10] 

 

 

(just) In case (olur diye, olursa, olasılığına karşı)

 

v       In case you bump into Jack, tell him to come to the office[A11] .

 

v       I don't expect much traffic, but in case there is some, I think we should leave early[A12] .

 

v       You’d better take the keys in case I’m out.[A13] 

 

 

 

in case of  (durumunda):  kendisinden sonra cümle almaz. Gerund (fiil+ing) ya da isim alır.

 

v       In case of fire, ring the alarm bell.[A14] 

 

 

Lest (endişesiyle, korkusuyla, -ır diye)

 

***should ihtimal belirtir

 

v       Lest anyone should doubt my story, I have brought documents to attest to its truth[A15] 

 

v       They evacuated the area lest war (should) break out[A16] 

 

for fear (that) (endişesiyle, korkusuyla)

 

v       I had to run away for fear (that) he might kill me[A17] .

 

v       They didn’t let their dog outside for fear (that) it would get lost[A18] .

 

 

For fear of (endişesiyle, korkusuyla):  kendisinden sonra cümle almaz. Gerund (fiil+ing) ya da isim alır

 

v       We spoke quietly for fear of waking the guards[A19] .

 

v       I didn't want to watch TV for fear of waking her up[A20] 

 

www.ingilizceders.biz

 

ANA SAYFA                        Adverbial Clauses

Diğer Gramer Konular

Adverbial Clause  of Result

 

Adverbial Clause  of Time

 

Adverbial Clause  of  Reason

Adverbial Clause  of Condition

 

Adverbial Clause  of Purpose

 

Adverbial Clause  of Manner

Adverbial Clause  of Contrast

 

Adverbial Clause  of Place

 

Adverbial Clause  of Proportion

 Modals, relative clauses

Noun Clauses, Articles, Pronouns,Adjectives, adverbs , pronouns, gerund ingfinitive Active Passive

 

 

 


 [A1]Daha sonra yazılı delil bulunamasın diye bütün emirler sözlü verildi.

 [A2]Kuşlar daha sıcak bir ülkede kışı geçirmek için göç ederler.

 [A3]Bu sana sofrayı kurup diğer işleri yapabilmen için biraz zaman verecektir.

 [A4]Gürültüyü duymamak için parmaklarını kulaklarına tıkadı.

 [A5]Gün batımını görebilmek için erken varmak istiyoruz.

 [A6]Gün batımını görebilmek için erken vardık

 [A7]Oturabilecek yer bulabilmek için erken geldik.

 [A8]Süt bozulmasın diye dolaba koy.

 [A9]Maçı daha iyi göebilmek için ayağa kalktılar.

 [A10]Oturabilecek yer bulabilmek için erken geldik.

 [A11]Jack’e rastlarsan, ona büroya gelmesini söyle.

 [A12]Çok trafik beklemiyorum, ama biraz olur diye erken çıkmam gerektiğini sanıyorum.

 [A13]Dışarıda olma olasılığına karşı anahtarları alsan iyi edersin.

 [A14]Yangın durumunda alarmı çal.

 [A15]Birileri anlattıklarımdan şüphelenir diye gerçeği doğrulayan bütün belgeleri getirdim.

 [A16]Savaş çıkabilir korkusuyla bölgeyi boşatıldılar

 [A17]Beni öldürebilir korkusuyla kaçmak zorunda kaldım.

 [A18]Kaybolur endişesiyle köpeklerini dışarı çıkartmadılar.

 [A19]Korumaları uyandırırız korkusuyla yavaş konuştuk.

 [A20]Onu uyandırırım endişesiyle TV izlemedim.



İNGİLİZCE VİDEO DERSLER VE KELİME EZBER
İngilizce video dersler ve kelime ezber