May 23

Avukat Lawyers

Hakim Judges

Savcı Prosecutors

Mahkemeler Courts

Ceza Mahkemeleri Criminal Courts

Ağır Ceza High Criminal Courts

Asliye Ceza Primary Instance Courts

Sulh Ceza Jurisdiction of Peace Courts

İcra Tetkik Enforcement Bailiffs

Hukuk Mahkemeleri Civil Courts

Asliye Hukuk Civil Primary Instance

Sulh Hukuk Jurisdiction of Civil Peace

İş Mahkemesi Labour Courts

Tapu-Kadastro Title Deed-Cadastre

Tüketici Mahkemesi Consumer Courts

Bölge İdare Mahkemesi District Administrative Court

İdare Mahkemesi Administrative Court

Vergi Mahkemesi Tax Court

Kapalı Cezaevi Confinement Type Prison

Adli Tıp Kurumu Şubesi Forensic Medicine

Yazar ilker hoca \\ tags: , , ,

May 15

JUDICIAL TERMS

 

acquit, exonerate: beraat etmek, beraat ettirmek

adjourn: ertelemek

adultery: zina

allegation: iddia

Anayasa Mahkemesi: Constitutional Court

Ankara Bar Assocation: Ankara Barosu

annul, repeal: ilga etmek

appeal: temyiz etmek

arbitrary detention: keyfi gözaltı

amnesty, pardon: af, affetmek

assocation: dernek

accrued interest: tahakkuk etmiş faiz

abortion: kürtaj

accomplice : suç ortağı

 

battery and assault: müessir fiil

bribe: rüşvet

breach, violation, infringement, contravention: ihlal infringe, violate, contravene: ihlal etmek

by-law : içtüzük

built-up area : meskun mahal

bankrupt: iflas ettirmek, müflis bankruptcy, insolvency: iflas insolvent: müflis

go bankrupt: iflas etmek

blackmail : şantaj, şantaj yapmak

bail out : kefaletle serbest bırakmak, kefaletle kurtarmak bail: kefalet maintenance : nafaka

black economy: kayıt dışı ekonomi

 

child abduction: çocuk kaçırma

compensation: tazminat

convict: mahkum etmek

court, tribunal: mahkeme

criminal, offender: suçlu

censor : sansürlemek

conclusive evidence: kesin delil

capacity(ehliyet) and majority(rüşt) of a person: kişinin ehliyeti ve rüştü

counterfeit currency: sahte para forge: sahtesini yapmak ( passport / banknote / cheque / signature) forgery: sahtekarlık

case law, jurisprudence: içtihat

customary law: örf adet hukuku

criminal record: sabıka kaydı

culprit: sanık

curator: kayyım

criminalize : kanun çıkartarak yasadışı hale getirmek

court martial: askeri mahkeme

Court of Cassation, Court of Appeals : Yargıtay

Court of Accounts: Yargıtay

Council of State: Danıştay

 

dereliction : ihmal, görev kusuru misconduct : suistimal, kötü davranış

death penalty, capital punishment: ölüm cezası

defendant: davalı

defunct: mülga edilmiş (fesh edilmiş)

drug trafficking: uyuşturucu kaçakçılığı

domicile : ikametgah

detention : tutuklama custody: nezaret, gözaltı, velayet intensifieid surveillance : gözaltında tutma house arrest: gözaltı (evde) incommunicado detention: kimse ile görüştürmeden gözaltı

deport: sınır dışı etmek deportation : sınır dışı etme

 

expropriation: istimlak expropriate: istimlak etmek seizure : geçici zapt confiscation : mülkiyetin hazineye geçmesi privatization: özelleştirme privatize: özelleştirmek

nationalize: millileştirmek nationalization: millileştirme confiscate: kamulaştırmak

European Court Of Human Rights: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

evidence: delil

enact: kanunlaştırmak enactment: kanunlaştırma, kanun, kararname

enforcement, exequatur: tenfiz, tenfizi yapan mahkeme

exemption: muafiyet immunity: dokunulmazlık impunity: cezadan muaf olma, kişisel dokunulmazlık

extradite: suçluyu iade etmek extradition: suçlunun iadesi

 

fugitive: kaçak outlaw: kanuna karşı gelen kimse

file a lawsuit, sue: dava açmak

fine: para cezası

forensic: delil toplama işlerinin tümü

fraud: hile

felony: cürüm, ağır suç

 

gravity of obligation: ağırlıklı borç

hearing: duruşma hear: duruşma yapmak, tanıkları dinlemek

hijacking: uçak, gemi vgb kaçırma

honour killing: töre cinayeti manslaughter: ağır tahrik sonucu adam öldürme

harbor: yataklık etmek, saklamak

 

impartial: tarafsız

impunity : cezadan muaf olma, kişisel dokunulmazlık

infamous, notorious: kötü şöhretli

inmate, prisoner: hapis yatan

interrogation, interrogate:sorgu, sorgulamak

ill treatment, maltreatment: kötü muamele torture: işkence

investigation: soruşturma prosecution: kovuşturma probe: araştırma proceeding:usul, adli takibat, kovuşturma, dava, dava işlemleri

international arrest warrant: uluslar arası tevkif müzekkeresi

investigating judge: tetkik hakimi

indict: iddianame hazırlamak, indictment: iddianame

judge: hakim

judiciary: yargı

jury: jüri

judiciary: yargı, yasama

judicial: yargısal, yargıya ait

jurisdiction: yargı yetkisi

judicial year: adli yıl

law enforcement officer: kolluk kuvveti

lawyer : avukat

libel: yayın yolu ile hakaret

life sentence: müebbet hapis

legitimate X illegitimate: meşru X gayrimeşru

legislation: mevzuat acquis: müktesebat

legal entity, legal person: tüzel kişi legal aid: adli yardım natural person: gerçek kişi

legislative statue: yasal mevzuat

law-abiding: kanuna itaatkar

 

major offence: büyük suç

minor offence: küçük suç

misdemeanour: kabahat

money laundering: para aklama

marital discord: evlilikte geçimsizlik

magistrate: kabahat davalarına bakan hakim

 

notary: noter

newsletter, circular: sirküler decree-law: kanun hükmünde kararname decree: kararname communication: yazışma, mektup, mesaj

 

overturn(decision, verdict) : kararı bozmak

 

parliamentary immunity: dokunulmazlık

plaintiff: davacı

post-mortem operation: otopsi

probation : denetimli serbestlik

prosecuter: savcı

prostitution: fuhuş, fahişelik

privilege: imtiyaz privileged: imtiyazlı

personal finances, assets: mal varlığı

probation: denetimli serbestlik

parole: şartlı tahliye

penitentiary: cezaevi

penal: cezaya ait, ceza kabilinden penalty : ceza, para cezası penalize: cezalandırmak

plagiarism: intihal plagiarize: aşırmak

private and procedure law: özel hukuk ve usul hukuku

 

quorum: toplantı yeter sayısı

 

rape: tecavüz, tecavüz etmek

rapist: tecavüzcü

reasoned decision: gerekçeli karar

ransom : fidye

red notice: kırmızı bülten

rig: bir şeyin sonuncu hile yaparak ayarlamak (rig a state tender: devlet ihalesinde hile yapmak)

 

sanction: yaptırım

sentence: ceza vermek

serve: hapis yatmak

slander: iftira

smuggling: kaçakçılık

suspect: zanlı, şüpheli

suspended sentence: cezanın tecili

security payment: teminat

summon: celp etmek

service: tebligat

session: celse, oturum

separation of powers: kuvvetler ayrılığı legislation(yasama), execution(yürütme), judiciary (yargı)

self defense: meşru müdafaa

 

trial: duruşma

tax evasion: vergi kaçırma

 

under the auspices of police: polis nezaretinde

unanimously: ittifakla

unconstitutional: anayasaya aykırı

uncontested claims: nizasız alacaklar

unfit for military service: askerlik için uygun değil, çürük

unitary: üniter

 

vandalism: kamu malına zarar verme

verdict, ruling: mahkeme kararı

victim: mağdur

vote of confidence: güven oyu

 

witness testimony: görgü tanığı

witness: görmek, şahit olmak testify: şahitlik etmek, delil olmak testimony: tanıklık, ifade sworn testimony: yeminli ifade

Yazar ilker hoca \\ tags: , ,